22 Haziran 2013 Cumartesi

Erdi, Arap ve altınlar

               Yine sıradan bir gece vakti bilgisayarın başında oturuyorum. Geç saatlere kadar sosyal siteler arasında gidip gelmekten beynim bulanmış şekilde günü noktalıyordum ki hikayemizin ana kahramanı, ev arkadaşım Erdi bi hışımla ve heyecanla odama girene kadar..
   
        - Tayfun çabuk çabuk benim odaya gel. Yabancı biriyle konuşuyorum bana altın verecek, ingilizcem bitti. çabuk !! sen anlarsın hadi hadi !!
        - Ne yabancısı lan?? ne altını?? noluyo oğlum gece gece

            Yabancı? altın? derken neyse Erdi durumu anlatmaya başladı. Aion diye online bir oyun var, belki duymuşsunuzdur. Knigt tarzı yeni çıkan bir oyunmuş. Bu sınavlardan sonra bu oyuna sarmış. Ben de diyorum sabahtan akşama kadar ne oynuyo bu tipini siktiğim. Oyunda yükselebilmek için de sanal altınlara ihtiyacı varmış. Oyundan biriyle ingilizcesinin yettiği kadar da tanışmış, adam buna ben sana altın veririm demiş. Adam Arap olunca sırf bizimki Müslüman diye bir de Türklere karşı bu adam sempati duyduğundan gönlünden kopmuş o altınlar. Arap olan skypeden görüşelim öyle vericem emin olmak istiyorum diyince de bu hemen beni tercüman olarak çağırdı. Neyden emin olacaksa, ben halen daha bizim Erdiye bu Arap halleniyor diye düşünmüyor değilim. Eeee sanalda aşk başkadır.. neyse..

             Odaya bi girdim bu Erdi bilgisayar kamerasının göreceği yere hemen Türk Bayrağı asmış daha da inandırıcı olsun diye. Erdi nasıl heyecanlı, gören skypeden karı-kızla konuşacağız sanacak oysa dünyanın kimbilir neresindeki Allahın oyun manyağı Arabıyla konuşacaz. Duruma bak.

             Kamera açılır veee sol kulağımın dibinde "Selamün Aleyküm!!!" diye bir inleme, Erdi nasıl coşkulu. Altın arzusu o an dinle alakası olmayan Erdiyi dini bütün bir insan yapmıştı. Neyse.. Kamera açılır ve karşımıza kıvırcık saçlı, kulağında o kocaman bilgisayar kulaklıklarından olan, tombul, gözler saatlerce bilgisayara bakmaktan pert olmuş, esmer bi adam çıktı. 
              
              Karşılıklı birbirimizi tanıttık. Adam dediğimiz Arap 21 yaşında, üniversite öğrencisi, oyun delisi, annesi Faslı babası Suudi, Fransada yaşayan Mohammed diye biriymiş. Hani eşgali veriyorum ki ilerde bu oyunu oynayanınız olursa selamımı söyleyin yardımcı olur ;) 

              Ben Erdiyi övdüm şöyle iyidir, böyle dini bütündür diye, eee adam Arap böyle şeylere önem veriyor. Mohammed de ben Türkiyeyi çok seviyorum falan filan dedikten sonra konuya Müslümanlıktan, din kardeşliğinden girdik. Bir taraftan Mohammed ile konuşuyorum bi taraftan da yerinde heyecandan duramayan Erdiye çeviriyorum. Konuşma aşaması bitti, Mohammed tatmin oldu altınları verecek artık. Sonra Mohammed Erdi bi şey söylemek ister mi diye sordu? veee benim aklıma bir ibnelik geldi.. (:

             -Noldu? ne diyor Mohammed? Verecek di mi kesin altınları
             -Evet aaa şey verecekmiş ama son bir isteği var. Dediki Mohammed; Erdi bildiği 3 tane duayı okusun öyle vericem altınları.
             -Hassiktir ya dua nerden çıktı. Müslümanız oğlum işte niye inanmıyo. Sünnet olduğumu falan söyle.
             -Hııı... şeytanın aklına karpuz kabuğunu sok. çıkar bakıyım desin değil mi?? Tövbe yaa konuştuğumuz şeylere bak. Hadi hadi söyle bekliyo adam, bak altını vermez ona göre.

             Erdinin beti benzi attı çünkü bildiği tek dua subhaneke. Bana da eğlence çıktı tabii. Erdi altınları çok istiyor. veeee Erdi önce subhanekeden başladı. Bir anda oda ruhani bir ortam aldı. Erdi o an dua okuyordu. Samimi söylüyorum duayı okurken kameraya doğru konsantre oluşunu bir ateist görse dine yönelir. Yok böyle bir duygu patlaması. Mohammed şaşırdı ağzı açık öyle bakıyor salak salak. Ben odanın bir köşesine geçtim kahkaha atıyorum. Erdi bi yandan kaş göz yapıyor bana sessiz olmam için bi yandan da duayı okumaya devam ediyor. Derken dua bitti. Erdi bana "napıcaz şimdi? başka dua bilmiyorum." dedi. Ben de "Ezan oku!! Ezan" dedikten sonra bu başladı ezan okumaya: "Allahu Ekber.. Allaaaaaaaahu Ekber!". Erdi ezan okurken Mohammed artık şaşkınlığın doruk noktasına varmış gözünü kırpmadan ağzı açık bakıyor, napıyor bu salaklar diyordur. Ben artık yerde kıvranıyorum gülmekten. Bi ara Mohammed "Something wrong?"(Sorun mu var?) dedi. Erdi "ne diyo? ne diyo?" diye bana döndü. Ben de "Daha yüksek sesle söyleyecekmişsin. Daha yüksek..". Erdi büyük bir nefes üfledikten sonra ekrana Mohammede doğru gülümsedi ve devam etti: "Hayya ale-salah...Hayya alel-felah..". Mohammed bu sefer daha titrek bi sesle sordu "Something wrong?". Erdi "Daha da yüksek sesle söylemem valla. yeter yaa". Ben "tamam Erdi tamam yeter diyo". 

            Mohammede uygun bir dille anlatıyım dedim ama bu durum açıklanmaz ki. Arkadaş biraz heyecanlı ondan oldu, kusura bakma dedikten sonra Mohammedle olan konuşma bitti, hemen sonrada 2 milyon sanal altın gönderdi. Bu oyunda çok büyük bir bedelmiş. 
            
            Bu olaydan sonra Erdi bir kaç dua daha ezberledi hatta geçenlerde cumaya gitti. Erdi arada sırada da Mohammed ile konuşup ingilizcesini geliştiriyor. 
            Son olarak bu olaydan çıkarılacak ders  dini böyle şeylere alet etmeyin, ingilizce öğrenin veeeeee en önemlisi goygoy mükemmel bir şey :D


 
        

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder